Soru işaretleri

Saat sabahın 5.56’sı, bölünüyorum uykularımdan.
Çiçekler kurumuş… Peşinde pervane olduğum ömür elimden kayıyor, umursamamak istiyorum. Çiçeklerin kuruyan yapraklarından başka yanlarını görmüyorum, bakmamak istiyorum.
İçimde derin derin ah’lar var, duymak istemiyorum. Altında kaldığın bir çığı ellerinle kazmak kadar kolay olmuyor, görmezden gelmek maruz kaldığın bir çağı… Bu çağdan büsbütün tiksinen şairler vardı, hepsi ne kadar haklı…
Öylece geçip gidemedik. Ah! Vurulduk büsbütün ortasından, boğulduk umutlarımızda.
Benim gezip göreceğim nice coğrafyalar vardı, okuyacağım şiirler, yazacağım hatta ve fısıldanacaktı bir gün mutlaka yârin kulağına.
Yâr neydi? İçimizde oyduğumuz dipsiz bir uçurum yâr, sol yanımızda.
Büyütülecek çocuklar vardı, beslenecek. İnadına sevgiyle, inadına umutla büyüyecek. Çocuklar vuruyor düşlerimizin kıyısına kapkara yazgılarıyla. Alınları tozla, toprakla kararacaktı oysa, yanakları tomur tomur kızıl güller kokacaktı.
Çocuklar… Yarından habersiz çocuklar! Bugünü yaşamalarına fırsat var mı?
Tiksindim havasından, suyundan –ki bir zaman berraktı, çayırlarca akardı. Tiksindim çayırın toprağını alıp giderken çamurlaşan sularından…
Gözyaşım yanağıma değmeden karışıyor bulutlara, işaretparmağımın kıyısıyla silmek vardı.
Kalbimin kıyısında oturan bu düş kırıklığı, bilir mi yeniden kaynamayı?
Kalbim eziliyor soru işaretleri altında.


Saynur Altay
12 Aralık 1985'te Balıkesir'in Edremit ilçesinde doğan Saynur Altay, çocukluk yıllarında futbola merak salmış, doğayla iç içe yaşamaktan keyif almıştır. Lise döneminde melankoliye kapılsa da yeniden hayata tutunarak büyümeyi reddetmiş ve şiire yönelmiştir. Didem Madak ve İkinci Yeni şairlerinden etkilenen Altay, yıllarca içinde taşıdığı dizeleri 2022'de dostlarının teşvikiyle 'La Perdesinde Öleyim' adlı ilk kitabında toplamıştır. Halen Edremit'te yaşayan şair, Ege kıyılarında ve Kazdağları'nda çocuk ruhunu korumaya çalışmaktadır.
Tüm Yazılarını Gör →