Okan Buruk’a Sert Eleştiri: Forvet Tercihi ve Çöken Orta Saha

Galatasaray, Şampiyonlar Ligi‘ne moralli bir başlangıç yapmayı hedefliyordu. Oysa Almanya deplasmanında alınan 5-1’lik ağır mağlubiyet, sadece üç puanı değil, aynı zamanda tüm özgüveni de alıp götürdü. Bu sonuç, sarı-kırmızılılar için Avrupa’da büyük oynamanın ne kadar acımasız olabileceğini gösteren soğuk bir duş oldu.
Maç öncesi herkesin konuştuğu forvet tercihi, sahanın en çok tartışılan konusu oldu. Okan Buruk, fiziksel olarak hazır olmayan Icardi yerine Barış Alper Yılmaz‘ı ilk 11’de sahaya sürdü. Bu hamle, kâğıt üzerinde dinamizm getirmeyi amaçlasa da sonuç tam bir hüsrandı. Galatasaray ne hücumda varlık gösterebildi ne de savunmada. Sanki takım sahada değil, hâlâ soyunma odasındaydı.
Orta saha tamamen rakibin kontrolündeydi. Frankfurt, sahanın her alanında Galatasaray’dan daha hızlı, daha baskılı ve daha kararlıydı. Savunmadaki bireysel hatalar, yenilen gollerde başrol oynadı. Bu seviyede yapılan en ufak hata affedilmiyor, bedeli de çok ağır oluyor. Ne Torreira ne de diğer oyuncular takımın dağılmasını engelleyemedi.
Tribünlerdeki sessizlik, sahadaki dağınıklığın yansıması gibiydi. Ekran başındaki Galatasaraylı taraftarlar ise daha 45+2. dakikada umudunu kaybetti. “Avrupa’da başka bir Galatasaray izleriz” beklentisi yerini büyük hayal kırıklığına bıraktı.
Oysa yıllar önce Madrid’de, Milano’da, Londra’da başka bir Galatasaray vardı. Fatih Terim’in öğrencileri Avrupa gecelerinde kimliğiyle sahaya çıkardı. Bugün ise kimliksiz bir takım görüntüsü verildi. İşte asıl acı olan da bu.
Bu 5-1’lik skor, sadece bir mağlubiyet değil, bir kırılma noktasıdır. Şampiyonlar Ligi‘nde iddialı olmak için sadece iyi transferler yapmak yetmiyor; aynı zamanda sahanın her anında mental olarak da hazır olmak gerekiyor. Teknik heyetin de, oyuncuların da bu gerçeği görmesi şart. Bu mağlubiyeti sadece futbolculara yazmak kolaycılıktır; Okan Buruk ve ekibinin de aynaya bakması gerekiyor.
Galatasaray Avrupa’da var olmak istiyorsa, taktik cesaret kadar mental sağlamlık da inşa edilmeli. Çünkü Avrupa sahnesi, cesareti olmayanı affetmez.
Frankfurt gecesi sadece üç puanın değil, bir hayalin de yıkıldığı andı. Ama büyük takımlar, hayallerinin enkazından yeniden doğabilenlerdir.

Selahattin Koç
Sporun içinde, futbol ve basketbolun peşinde geçen yılların ardından artık yazılarımla Newhaber.com’dayım. Maç analizlerinden transfer gelişmelerine kadar birçok konuda görüşlerimi paylaşacağım.
Tüm Yazılarını Gör →