Gelecek Kaygısı ve Belirsizlik

- Belirsizlik nedir?
Yaşadığımız dünyada endişe edebileceğimiz somut sorunlarla baş etmek zorunda kalıyoruz. Finansal kaygılar, ilişkiler, kariyer, savaşlar, hastalıklar, kayıplar gibi. Bazı beklemeyen olumsuz olayların, durumların yarattığı etki ağır olabiliyor.
Yaşamda tutunmak, temel ihtiyaçların giderilmesi, psikolojik ihtiyaçlar, sevme- sevilme gibi birçok ihtiyacı karşılamamız gerekir. Temel ihtiyaçlar karşılanmadan diğerlerine geçmek aklımıza bile gelmez. Bu durumu Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşi şeması çok güzel anlatır.
Günümüzdeyse sanki bunlar iç içe geçmiş gibi, zaman hızla akıyor, olaylar ve durumlar hızlı değişiyor. Kimi ayak uyduramıyor, kimi de hızlıca ayak uyduruyor. Bu zamanın en önemli olayı: Duygusal çevikliktir.
Belirsizlik: olayların gerçekleşme olasılığının bilinmediği durumu anlatır.
Gelecek kaygısı ve belirsizli yaşadığınızda bu stresi nasıl yönetirsiniz? Gelecekle ilgili bir ön görüde bulunmayabilirsiniz ancak hisler yoğun olarak kaygı, korku ile beslenebilir. Bu olumsuz düşünceler beslendikçe belirsizlik ve kaygı büyür.
- Zihin nasıl tepki verir?
Genellikle böyle durumları sık sık yaşayan kişiler en kötü senaryoyu kendi kendine fısıldar. Bu kaygı durumu daha da kötü hale getirir. Olumsuz resmi büyütür, sizi gerçeklikten uzaklaştırır. Daha henüz gerçekleşmemiş bir olasılık dünyasında olmuş gibi “o anda” yaşar ve öyle tepki verirsiniz. Oysa henüz gerçekleşmemiş bir olaya şimdi neden tepki verilir? Bu çocuğunuzun elindeki bardağı düşürdüğünü varsayarak, çocuğunuza tokat atmanız gibi bir şey olurdu. Daha henüz gerçekleşmeden varsayımla ona kızsanız ya da ceza verseniz bu doğru olur muydu? Bu nedenle gerçekleşmemiş bir olayı olmuş gibi davranmaktan ya da büyütmekten vazgeçmelisiniz. Bazen bizi beslemeyen, bize hizmet etmeyen bir düşünceyi, bir kişiyi, bir olayı bırakabilmeliyiz. Korkuyu beslersek, korku büyür. Güzellikleri büyütürsek güzellikler büyür.
Belirsizlik, tahmin edilemeyen bir ilişki, bir kariyer ya da başka bir durum için olabilir. Belirsizliğin üstesinden gelmek için, olumlu düşünmelidir. Olumsuz düşünceleri ve kaygıları “bırakmak” gerekir.
- Küçük bir çalışma:
Hem karışık zihin, hem de kaygılı bir zihni yatıştıracak bir çalışmayı birlikte yapalım:
Gözler kapalı, derin nefes alıp, nefes verelim. Şimdi bir deniz kenarında kumların üzerinde oturuyor olarak kendinizi hayal edin. Dalgalar ayağınıza vuruyor. Hafif ılık su sizi rahatlatıyor. Hava sakin, ılık ve rüzgarlı, hafif bir güneş var. Yavaş yavaş aklınıza sizi çok etkilemeyen derin yarası olmayan bir düşünce ya da hissi aklınıza getirin. Kağıttan gemiyi suya bırakın, “bu düşünceyi ya da hissi bırakıyorum” deyin. Kaygılandığınız olayı düşünün ve onu da kağıttan gemiyle suya bırakın. Sırası ile endişelendiğiniz şeyleri birer birer gemiyle gönderin. Ta ki endişelendiğiniz bir şey kalmayana kadar. Sonra bir bakın her bıraktığınız duygu, düşünce sizden nasıl uzaklaşıyor. Bırakmanın özgürlüğünü hissedin. Hazır hissettiğinizde gözlerinizi açabilirsiniz.
Hayatımızın bazı dönemlerinde riskler içeren kararlar alabiliriz. Risk belirsizliği beraberinde getirir. Belirsizliklerde daha kaygılı, kendinize daha şüpheyle bakabilirsiniz. Kırılmaktan korkmak ya da yetersizmiş gibi hissetmeniz söz konusu olabilir. Belki bir miktar çaresizlikte hissedebilirsiniz. Başarısızlık korkusu da sarabilir. Böyle durumlarda sakinliği korumak zor olsa da akışa güvenmek ve anda kalmak olumlu katkı sağlar.
Gelecekte olacak olan olasılıklardan sadece birine takılmak kendinize yaptığınız bir haksızlık olabilir. Ya her şey düşündüğünüzden daha güzel olursa? Evrende sayısız olasılık var. Varsayalım ki düşünceleriniz gerçek oldu, bu hayatın sonu demek mi? Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, düşündüğümüz olumsuzlukların birçoğu gerçekleşmiyor. Hayal ürünü olarak kalıyor. O halde hayallerimizi istediğimiz yöne kaydırabiliriz: onlara odaklanarak.
Zihin belirsizlikle mücadele etmek için, en kötü senaryoyu üretir. Bu senaryo duruma bizi hazırlamaz, panik yaptırır. Gerçekleşmemiş bu olumsuzluklar motivasyonunuzu
kaybetmenize ve enerjinizi düşürmenize neden olur.
Belirsizlik karşısında sakin olabilir ve duygusal olarak çevik davranabilirseniz geçecektir. Çünkü zihin bir oyun oynamakta ancak bunu tersine çevirmekte sizin elinizde.
Sözgelimi, her şeyin istediğiniz şekilde olduğunu hayal edin. Senaryo neden iyi olmasın? Ya iyi olursa?
- Olumlama:
Belirsizlikle birlikte kaygılandığınızda kendinize şunu söyleyin:
Elinizi kalbinize koyun.
“Zihnimin bana söylediği olumsuzluklara teşekkür ederim. Onlar beni korumak istiyor. Fakat benim gerçekliğim bu değil. Biliyorum ki, evrende sayısız olasılıklar var ve ben o sayısız olasılıklar içinde en iyisinin olmasını seçiyorum. Yaratıcıya güveniyorum. Tüm korkularımı, kaygılarımı bırakıyorum ve ona teslim oluyorum.”
Şimdi derin bir nefes alın.
Belirsizlik, hayatın doğal bir parçasıdır. Ancak bizler duygusal çeviklikle üstesinden gelebilir ve denge kurabiliriz. Zihnin oyununu fark ettiğimizde, bizim için özgürlük başlar.

Emel Baykara
Spiritüel danışman, yaşam koçu, enerjist ve yazar. 14 yıl otomotiv sektöründe çalıştıktan sonra kişisel gelişim alanına yöneldi. “Bırakma Bu Hayalleri” ve “Lider Sensin” adlı kitapların yazarı olan Baykara, numeroloji ve enerji çalışmalarıyla ilgileniyor. “Herkesin bir amacı olmalı” anlayışıyla, bireylere içsel dönüşüm yolculuklarında rehberlik etmeyi sürdürüyor.
Tüm Yazılarını Gör →