Neyi özlediğini bilmeden özlemek

Olması gereken ne varsa olmuştu ve belki de başka olacaklardan haberimiz yoktu.
Kafamızı bir toplayalım; cam kesiklerini bilir misiniz; hani ince bir çizik çekilmişçesine göğüs kafesinizin ortadan ikiye ayrıldığını hissettiğiniz bir acı.
İşte öyle, her an, her dakika ince ince sızlayan cam kesikleriyle doludur hayatımız. Ve kırıp dökülen ne varsa toplamaya çalışırız gidenlerin ardından.
Öylesine kırgınım ki, yüzümdeki gülüşün sahibi ben değilim. Bunca kırgınlığı gözyaşlarıma hapsetmenin ne demek olduğunu kim bilebilir?
Bana baktıkları zaman gördükleri kişinin ben olmadığını onlar da biliyorlar mıdır? Benim gibi onlar da kendimi kandırdığımı biliyorlar mıdır?
Yine daldım uzaklara, gözlerim çok uzaklardan birinin gelmesini bekler gibi.
Oysa ne çok beklemiştim duvar diplerinde, karanlığın içinde yaktığım mumların titrek gölgesinde. Tırnaklarımı avuçiçlerime bastıra bastıra yeni hayatlara yol alırken, kimi neyi beklediğimi bilmeden en çok da beklemeyi sevdim.
Ormanda kaybolmuş küçük kız çocuğuydum sanki, kaybolup kaybolup her defasında yine kendini bulan. Ağaçların arasına saklanıp yaprakların şefkatine sığınan.
Herkesin bildiğinin aksine bir başka ben var bende ve kimsenin bilmediği kaç tane ben var içimde? Ansızın ıslanıyor gözlerim, “an” sızım oluyor ansızın.
Dalgalar hep kendi yalnızlığını mı taşır kıyıya?
Sen benim son şiirimsin, unutmuş olamazdım. En çok dinlediğim şarkıyı dakikalarca düşündüm, melodisini hatırlar gibiydim, sözleri dilimin ucuna kadar gelmişti, ama bulamadım. Hatırlamak istemediğim değil de unuttuklarımın içinde yer almanı istemiyordum; hep olmanı, ruhumun bir yerinde, zihnimin bir köşesinde kalmanı istiyordum; ama sen yoktun.
Bir sigara daha yaktım, dumanını havaya savurdum ve kapadım gözlerimi, fondaki melodiye bıraktım kendimi.
Ne çok ölmüşüm meğer; ne çok öldürmüşüm seni ve ne çok ihmal etmişim kendimi.
Neyi özlemem gerektiğini bilmiyordum, öğrettiğin için teşekkür ederim.

Dilek Kadıoğlu
Dilek Kadıoğlu, ‘39 Numaralı Yolcu’ kitabının yazarı... Kelimelerin ince çizgilerinde yürüyen, duygularını zarafetle dokuyan bir kalem... Yazdıklarıyla bazen bir yolculuğa çıkarır okuyucuyu, bazen bir durakta bekletir... Veterinerlik öğrencisi ve içindeki çocukla hâlâ el ele gezen bir hayalperest... Yazmak onun için bir nefes, bir sığınak, bir kendini arama biçimi... Bazı şiirleri Türk sanat müziği ezgileriyle bestelenen Dilek Kadıoğlu’nun kelimeleri notalara dönüşmüş ve gönüllerde yer bulmuştur. Onun köşeyazılarında, içtenliği, kırılganlığın gücünü ve hayatın görünmeyen güzelliklerini keşfedeceksiniz. ve aşkı...
Tüm Yazılarını Gör →