Saran: Kadro dışı kararları aile içinde; Tedesco’nun yanındayız

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran, camianın merakla beklediği açıklamalarını Chobani Stadı’nda yaptığı basın toplantısında paylaştı. 11.00’de başlayan buluşmada hem saha içi tabloya hem de kulüp içi süreçlere değinen Saran, tansiyonu yüksek başlıklara net yanıtlar verdi. Sözlerinin tonu, hem sitem hem de toparlanma çağrısını bir araya getirdi.
Kadro dışı kararlarına ilişkin detayları kamuoyuyla paylaşmayacağını belirten Saran, iç disiplin vurgusunu öne çıkardı: “Kol kırılır, yen içinde kalır.” Bu çerçevede, atılan adımların kulübün menfaati için alındığını dile getirdi. Akreditasyon konusunda yasakçı bir yaklaşım benimsemediklerini hatırlattı; döneminde bunun sürmesini umduğunu söyledi. Kamuoyunda dolaşan haberlerin reytinginin yüksekliğine gönderme yaparken, gerçeği yansıtmayanların daha hızlı yayıldığını ifade etti.
Kadro dışı bırakılan oyuncularla birebir görüştüğünü, bir diğeriyle de kısa süre içinde konuşacağını anlatan Saran, ayrılıkların keskinleşmesini istemediklerini belirtti. Kendini bir baba olarak tanımlayıp, futbolcuların toplumda örnek olma sorumluluğuna dikkat çekti; cezalandırma amacı gütmediklerini, doğru tutum sürdükçe destek vereceklerini kaydetti. Bu yaklaşım, eleştiriler kadar sağduyu beklentisini de öne taşıdı.
Kamuoyundaki iddiaların yalnızca %37’sinin gerçeği yansıttığını söyleyen Saran, iki noktayı ayrı koydu: Yabancı oyuncuların bu aşamada topluca kadro dışı bırakıldığı iddialarının doğru olmadığını, Samandıra’da Samsunspor maçı sonrası yaşananların aile içinde ele alındığını aktardı. Görüşmelerin ardından birlik ve düzen adına gerekli mesajın verildiğini vurguladı. Camiada uzun süredir biriken merakın bir bölümü, bu açıklamalarla yerini temkinli bekleyişe bıraktı.
Kadro içi atmosfer ve geçmişin izleri
Saran, “Jose Mourinho döneminde Portekiz’de çok kötü bir kamp süreci yaşandı, etkileri görülüyor” diyerek, sezona yansıyan sorunların geçmiş süreçle bağlantılı olduğunu anlattı. Samandıra’da hâkim olan durağan havayı sert bir benzetmeyle tarif etti; seçime giden süreçte yaşadıkları tartışmaları hatırlatıp, göreve geldiklerinden bu yana 39.8 milyon euro borç ödediklerini söyledi. Camiada tartışılan başlıklara tek tek girmesi, beklentilerin ve kaygıların aynı anda sahada olduğu bir tabloyu resmetti.
Sert bir parantez de açtı: “Fenerbahçe’nin hainleri, ‘Fenerbahçe’yi çok seviyorum’ diyerek ve yanlış haberlerle büyük zarar verdi. Bu kişileri ifşa edeceğim.” Takımla görüşmelerinin ardından, Avrupa’daki zorlu eşleşme için içinden geçen kaygıyı dile getirdi; o gün teknik direktör değişikliğine gitmenin yaratacağı sarsıntıya da dikkat çekti. Bu sözler, sorumluluk alma ile sabır çağrısını aynı potada buluşturdu.
Teknik ekip, sağlık durumu ve gelecek planı
Teknik direktör Tedesco için net bir çerçeve çizildi. “Tedesco babamın oğlu değil” diyen Saran, oyuncuların güveninin kazanıldığını, teknik adamın tesislerde gece gündüz çalıştığını anlattı. Başarının esas kriter olacağını, her koşulda devam etme gibi bir taviz vermediklerini ancak şu an için arkasında durduklarını belirtti. Kısa. Ama belirleyici.
Kadro planlamasında yapılan bazı düzenlemelerin ceza değil, bir süreç yönetimi olduğunu kaydeden Saran, Jhon Duran’ın sakatlığının gerçek olduğunu yineledi; MR görüntülerini bizzat gördüğünü, koşulara başlayan oyuncunun birkaç hafta içinde takıma dönebileceğini aktardı. Takım psikolojisini güçlendirmek için profesyonel destek alındığını, amaçlarının ortak ruhu canlandırmak olduğunu söyledi. Bu yaklaşım, tribünlerde umut arayanların kulağına giden sakin bir mesaj niteliğindeydi.
Yönetim tarafında ise diyalog kapısının açık olduğunu belirten Saran, Ali Bey’in görüşlerini aldığını, fırsat bulduğunda Aziz Bey’le de konuşmak istediğini anlattı. “Fenerbahçe ve Atatürk dışında ortak noktamız yok” sözleriyle farklı görüşlerin üstüne çizgi çekip, birlik çağrısı yaptı.
Hakem ve kurullar gündeminde çatışmacı bir çizgiye girmeyeceğini açıkça dile getiren Saran, “Kavga etmek olsun diye kavga etmem!” diyerek yaklaşımını özetledi. Samsunspor maçı öncesinde tansiyonu yükseltme tavsiyelerine karşın sağduyuyu tercih ettiğini, maç yönetiminin da bunu doğruladığını ifade etti. Murat Ülker ile görüşmelerin sürdüğünü, verilen bir sözün bulunduğunu ve kulübün iletişim, karar mekanizması ile futbol aklındaki eksikleri gidermek için aday olduğunu da ekledi. Son cümlesi, hem iddia hem sorumluluk taşıyordu: Bu yol, sabırla ve ortak akılla yürünecek.





