İmamoğlu’nun sahte diploma davasında salon krizi ve gerginlik

Ekrem İmamoğlu, hakkında yürütülen sahte diploma davasında bugün ikinci kez mahkeme önüne çıkacaktı; ancak Silivri’deki oturum daha başlamadan salon tartışması büyüyerek yargılamanın seyrini değiştirdi. Kalabalık beklenmesine rağmen küçük bir salonda ısrar edilmesi tansiyonu yükseltti. Salonda endişe ve öfke yan yana hissedildi.
CHP’nin Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı, “zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla 2 yıl 6 ay ile 8 yıl 9 ay arasında hapis istemiyle yargılanıyor. Duruşmanın 11:00’de başlaması planlanmıştı. Plan tutmadı.
Duruşma öncesi gerilim ve salon değişimi
Basın mensupları, vekiller ve çok sayıda avukat salona alınmayınca kapıda yoğunluk oluştu. İçeri girişlerde yaşanan aksama nedeniyle bekleyiş uzadıkça homurtular arttı. Bazı katılımcılar şaşkındı.
Avukatlar, daracık salonun yetersizliğini gerekçe göstererek yargılamanın daha geniş bir mekana taşınmasını istedi. Tartışma sürerken binaya girmeye çalışan bir avukat baygınlık geçirdi. CHP’li avukat Çağdaş Çağlayan yüksek sesle “Yaptığınız da aldığınız emir de kanunsuz” dedi. Sözler koridorda yankılandı.
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, yer değişikliği olmazsa savunmanın oturuma katılmayacağını kaydetti ve “Salon değişikliğini talep ediyoruz. 50 kişilik salonda olmaz bu işler. Burada 15.5 milyon oy almış cumhurbaşkanı adayı yargılanıyor” sözleriyle itirazı sürdürdü. Sözleri destek buldu.
Bu esnada Dilek Kaya İmamoğlu, “Bizim duruşmalarımız kalabalık geçiyor? Neden küçük salona alındı?” diye sorguladı. Hakim, önceki gün bir üst salon olan 1 No’lu mahkemede teknik arıza bildirildiğini, bu nedenle başka bir yerin uygun görüldüğünü anlattı; aile ve basın için yasaklama bulunmadığını da vurguladı. Hakim ayrıca, “İçeri alınmama talimatını ben vermedim” diyerek güvenlik zincirindeki kararı kendisinin almadığını belirtti. Kısa bir sessizlik oldu.
Gerginlik tırmanınca hakim salondan ayrılıp kısa süre sonra geri döndü. Ardından oturum, 4 No’lu salondan 2 No’lu salona taşındı. Karar, kapı önündeki baskıyı bir nebze azalttı.
Ne var ki tartışmalar bitmedi. Salon değişimi sırasında yaşanan itiş kakış nedeniyle İmamoğlu ve avukatları, yargılamaya katılmama kararı aldı. Aile üyeleri, savunma heyeti ve milletvekilleri salonu terk etmeye başladı. Karar sertti.
Buna karşın hakimin, oturuma gelmeme kararı alan Ekrem İmamoğlu’nun salona getirilmesi yönünde talimat verdiği öğrenildi. Koridorda gerilim bir süre daha sürdü.
13:00 itibarıyla oturum hâlâ açılamamıştı. Bekleyiş uzadıkça salonda huzursuzluk arttı.
Bu arada mahkeme, daha önce “uzaktan katılım” imkanı tanıdığı İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan için verdiği karardan döndü. Pehlivan’ın SEGBİS üzerinden bağlantı kuramayacağı bildirildi. Savunma cephesinde hayal kırıklığı hissedildi.
İddianame ve tartışmalı diploma süreci
İddianamede, İmamoğlu’nun öğrenim gördüğü Girne Amerikan Üniversitesi’nin (GAÜ) 1990’da YÖK tarafından tanınmadığı belirtiliyor. Aynı dönemde Kuzey Kıbrıs’ta faaliyette olan kurumlar arasında yalnızca Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin kabul edildiği, yatay geçiş kontenjanlarının ise usulsüz biçimde artırıldığı ileri sürülüyor. Suçlama ağır.
Soruşturma sürecinde İstanbul Üniversitesi, 18 Mart’ta İmamoğlu’nun diplomasını iptal etmişti. İmamoğlu ise iptal yetkisinin yalnızca İşletme Fakültesi Yönetim Kurulu’nda bulunduğunu savunmuştu. Taraflar bu noktada keskin biçimde ayrışıyor.
İddianame, yatay geçiş için sunulan evrakın “şeklen doğru fakat içerik bakımından sahte” olduğunu iddia ediyor ve suçun zincirleme şekilde işlendiği tezini yineliyor. Belgeler, dosyanın merkezinde.





