Fatih Altaylı’dan Cezaevi Röportajı: 20 Kilo Verdim, 32 Kitap Okudum

Gazeteci Fatih Altaylı, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden 12punto’ya özel bir röportaj verdi. Altaylı, cezaevi sürecinde yaşadıklarını ve geleceğe dair düşüncelerini paylaştı. “Kahraman değilim, üzerime misyon yüklenmesini istemiyorum. Ben gazeteciyim, doğru bildiklerimi söylemeye devam edeceğim,” diyen Altaylı’nın açıklamaları dikkat çekti.
Fatih Altaylı’dan Cezaevi Süreci Değerlendirmesi
Haziran ayından bu yana Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Fatih Altaylı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle “Cumhurbaşkanını tehdit” suçlamasıyla karşı karşıya. 12punto’ya konuşan Altaylı, üzerine kahramanlık veya muhaliflik misyonu yüklenmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. “Dışarıdan aldığım tepkilerden beni en hoşnut etmeyen, buradan çıktığımda üzerime bir sorumluluk, bir misyon yüklenmesi. Ben kahraman değilim. Gazeteciyim ve doğru bildiklerimi söylerim,” şeklinde konuştu.
Cezaevinde Değişim ve Gelecek Beklentileri
Cezaevi sürecinin kendisini değiştirdiğini belirten Fatih Altaylı, “Burada daha dingin bir insan oldum. Kimseye öfkeli değilim, benim öfkem sisteme,” ifadelerini kullandı. Altaylı, cezaevinde koşulların zorlu olduğunu, bu süreçte 20 kilo verdiğini ve 32 kitap okuduğunu söyledi. Günlük yaşamını düzenlemek için hücresini temizlediğini ve vakit geçirmeye çalıştığını aktardı. Ekim ayında yapılacak duruşmada serbest kalmayı beklediğini vurgulayan Altaylı, “Ben suç işlemedim, haksız yere buradayım. En kötü kasımda tahliye edileceğimi düşünüyorum,” dedi. Ayrıca, YouTube gelirleriyle öğrencilere burs verdiklerini hatırlatarak, “En büyük kaygım burs verdiğimiz öğrencilerin mağdur olması,” diye ekledi.
Gazetecilik Anlayışı ve Özgürlük Sonrası Planları
Fatih Altaylı, özgürlüğüne kavuştuktan sonra da gazetecilik çizgisini değiştirmeyeceğini vurguladı. “Özgürlüğüme kavuştuğumda aynı çizgide devam edeceğim. Benim işim dürüst gazetecilik yapmak. Bir ideolojiye bağlı değilim, gazeteciyim,” dedi. Fatih Altaylı’nın bu açıklamaları, cezaevi sürecinde yaşadıklarına ve gazetecilik anlayışına ışık tutuyor.





