Cilveli rampacı Mustafa Arslan, Antalya Havalimanı’nda viral oldu

Antalya Havalimanı apronunda valizlerin tek tek uçağa yerleştiği bir an, bir turistin kamerasına yansıdı ve ekran başına geçen milyonları gülümsetti. Neşeli hareketleriyle işi oyuna dönüştüren Mustafa Arslan, kısa sürede tüm ülkenin konuştuğu isimlerden biri haline geldi.
TGS Yer Hizmetleri bünyesinde görev yapan 37 yaşındaki ramp işçisi Arslan’ın Almanya seferi öncesi sergilediği enerjik çalışma temposu, uçak içindeki bir yolcu tarafından cep telefonuyla kayda alındı. Kayıt sosyal medyada paylaşıldı, on binlerce kez yeniden dolaşıma girdi ve milyonlarca izlenmeye ulaştı. Ekranın başında izleyenlerin yüzünde oluşan tebessüm, aprondan çıkan o kısa anın ne kadar güçlü bir etki yarattığını gösterdi.
Güler yüzün bulaşıcı etkisi
Arslan, o gün rutinini sürdürürken arkadaşının “Bir hanımefendi çekim yapıyor” uyarısını duyduğunu, bunun üzerine izleyene hoş bir hatıra bırakmak istediğini anlattı. “Asıl anıyı hanımefendi bize bırakmış” sözleriyle, bir anda büyüyen hikâyenin kendisinde yarattığı duyguyu özetledi. Bu sıcak ton, yorumlarda da karşılığını buldu; emekle yapılan işin insana geçen tarafı öne çıktı.
Gece vardiyasından çıkan Arslan, sabah telefonun susmadığını gördü. Öğlene kadar yaklaşık 1000 arama aldı, internete baktığında klibin viral olduğunu fark etti. “Çok sevindim” dedi ve bu ilgiyi tebessümle karşıladı. Kendisini ülke gündeminde bulduğunu söyleyen Arslan, “Hani derler ya insanlar 15 dakikalığına meşhur olacak; bizi de 15 dakikalığına meşhur etti” diyerek sürecin özeti sayılabilecek cümleyi kurdu.
Arslan, 7 yıldır havalimanında valiz yüklediğini, işini sevdiği için zorluğunu hafif hissettiğini aktardı. Evli ve 4 çocuk babası. Mesai arkadaşlarının onu güler yüzlü ve enerjik biri olarak tanıdığını belirtti; o gün de her zamanki gibi çalıştığını, yalnızca kameraya bir parça neşe eklediğini söyledi. Kayıtların ardından sosyal medya hesabının adını “cilveli rampacı” olarak değiştirdi. Kısa bir jestin, koca bir kalabalıkta ortak bir neşeye dönüşmesi şaşırtıcıydı.
Arslan’ın öyküsü, apronun tozunun ve terinin arasından yükselen incelikli bir nezaketin, milyonlara ulaşabildiğini bir kez daha hatırlattı. Belki de en çok buna ihtiyaç var.





