Bilal Erdoğan Galata Köprüsü’nde Gazze için boykot çağrısı yaptı

Milli İrade Platformu ile İnsanlık İttifakı tarafından organize edilen ve Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz sloganıyla gerçekleştirilen tarihi buluşma, yeni yılın ilk sabahında on binlerce vatandaşı bir araya getirdi. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde kılınan sabah namazının ardından harekete geçen katılımcılar, ellerinde Türk ve Filistin bayraklarıyla kortejler halinde Galata Köprüsü’ne yürüdü. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı alanda toplanan kalabalığa hitap eden İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, Gazze ve Kudüs özgürleşene kadar bu mücadelenin kesintisiz devam edeceğini vurguladı.
Konuşmasında Gazze’deki duruma dair sert tespitlerde bulunan Bilal Erdoğan, bölgede yaşananların iki ordu arasındaki bir çatışma veya basit bir güvenlik meselesi olmadığını ifade etti. Yaşanan süreci, kadın, çocuk ve yaşlı ayrımı gözetmeksizin bir halkın bilinçli şekilde yok edilmeye çalışıldığı bir soykırım olarak nitelendiren Erdoğan, bu katliamın sadece bombalarla değil; açlık, susuzluk ve insani yardımların engellenmesi yoluyla da yürütüldüğünü dile getirdi. Erdoğan, savaş hukukunun Gazze’de tamamen yok sayıldığını ve sivillerin hedef alınmasının açık bir savaş suçu teşkil ettiğini belirtti.
Uluslararası toplumun çifte standardı eleştirildi
Bilal Erdoğan, Batılı ülkelerin ve uluslararası kurumların Rusya-Ukrayna savaşı ile Filistin meselesine yaklaşımları arasındaki derin uçurumu eleştirdi. Rusya’ya yönelik uygulanan ekonomik, politik ve kültürel ambargoları hatırlatan Erdoğan, buna karşın İsrail Başbakanı Netanyahu’nun eylemlerine göz yumulmasını Batı medeniyetinin ahlaki çöküşü olarak tanımladı. Siyonist ideolojiyi Nazizm ile kıyaslayan Erdoğan, Gazze’deki yıkımın maliyetinin üçüncü ülkelere yüklenemeyeceğini, İsrail’in savaş tazminatı ödemeye mahkum edilmesi ve şehrin yeniden inşasının bu tazminatlarla yapılması gerektiğini savundu.
Mücadelenin sadece meydanlarda değil, bireysel yaşamda da devam etmesi gerektiğini vurgulayan Bilal Erdoğan, boykotun önemine dikkat çekti. Zulmün sadece silahla değil, para akışıyla da beslendiğini hatırlatan Erdoğan, boykotun zulmün normalleşmesine karşı en güçlü cevap olduğunu ifade etti. Türk bayrağının adaletin ve merhametin sembolü olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin artık güçlü bir liderlikle yeni dünya düzeninde kurucu bir akıl olma yolunda ilerlediğini söyledi. Konuşmasını, Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksa tamamen özgürleşene kadar susmayacaklarını ve bu meseleyi unutturmayacaklarını yineleyerek tamamladı.





