UAD Tarihinin En Güçlü Soykırım Davası: Güney Afrika, İsrail’i Yargılıyor

Gazze’de İnsani Felaket
İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırılarda 64 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, yüz binlerce kişi yaralandı. Gazze Şeridi’nde ilaç ve gıda tükenme noktasına gelirken, milyonlarca sivil derme çatma barınaklarda yaşam mücadelesi veriyor. Uluslararası hukuk uzmanları, bu tabloyu “soykırım niyeti”nin en somut göstergesi olarak değerlendiriyor.
Uluslararası Hukuktan Değerlendirme
İngiltere’de Middlesex Üniversitesi’nden Prof. William Schabas, İsrail’in sivillere yönelik saldırılarının, açlığı savaş yöntemi olarak kullanmasının ve Filistin topraklarındaki yasa dışı varlığının uluslararası hukuk açısından soykırım suçu anlamına geldiğini söyledi. Schabas, “Güney Afrika’nın açtığı dava, UAD’ye sunulan en güçlü soykırım dosyasıdır.” ifadelerini kullandı.
Emsal Kararlar ve Kritik Ayrım
Schabas, geçmişte Bosna-Hersek ve Hırvatistan’ın Sırbistan’a açtığı davaları hatırlatarak, Srebrenitsa’daki soykırımın UAD tarafından tanındığını ancak Sırbistan’a doğrudan atfedilmediğini anımsattı. “Güney Afrika-İsrail davasının farkı, burada İsrail’in bizzat soykırım yapmakla suçlanmasıdır.” dedi.
Destek Veren Ülkeler Eleştiriliyor
Schabas, İsrail’e askeri ve mali destek sağlayan ABD, Almanya ve diğer ülkelerin bu süreçte sorumluluktan kaçamayacağını vurguladı. Ayrıca Nikaragua’nın Almanya’ya açtığı dava gibi örneklerle, üçüncü ülkelerin de soykırıma ortaklıktan yargılanabileceğini hatırlattı.
Trump ve Batılı Liderler İçin Uyarı
Schabas, ABD Başkanı Donald Trump için de savaş suçlarına ortaklık iddiasının gündeme gelebileceğini belirtti. Ayrıca Netanyahu ve Gallant hakkında çıkarılan yakalama kararlarının sembolik kaldığını, asıl etkin adımın Batılı liderler ve iş insanları hakkında soruşturmalar açılması olacağını söyledi.
“Gerçek Sonuç Yaklaşıyor”
UCM’nin 15 yıldır Filistin meselesini gündemde tuttuğunu hatırlatan Schabas, “Tüm dava yavaş ama istikrarlı şekilde ilerliyor ve şu an gerçek bir sonuca çok yaklaştık.” dedi. Yahudi kökenli olduğunu vurgulayan Schabas, “Holokost’un kurbanı olmuş bir halkın, başkalarına aynı suçu işlemesi derin bir ahlaki sorun yaratıyor.” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.
Editöryal Not: Bu haber, uluslararası hukuk uzmanlarının görüşleri ve kamuoyuna yansıyan veriler ışığında hazırlanmıştır. Davaya ilişkin süreç ilerledikçe yeni gelişmeler kamuoyuyla paylaşılacaktır.





