İran Başsavcılığı protestolara katılanlar için idam uyarısı yaptı

İran’da 28 Aralık tarihinde ekonomik gerekçelerle patlak veren eylemler, ülke genelinde şiddet olaylarının artmasına neden oldu. Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen Tasnim Haber Ajansı tarafından paylaşılan verilere göre, özellikle İsfahan eyaletinde yaşanan çatışmalarda 30 güvenlik görevlisi yaşamını yitirdi. Ajans, gösterilerin başlangıcından bu yana ülke genelinde hayatını kaybeden toplam güvenlik personeli sayısının 109’a yükseldiğini duyurdu.
Şiddet olaylarının insani yardım kuruluşlarını da hedef aldığı belirtildi. İran Kızılayı tarafından yapılan resmi açıklamada, Gülistan eyaletinin başkenti Gorgan’da bulunan bir yardım merkezine düzenlenen saldırı sırasında kurum bünyesinde çalışan bir personelin hayatını kaybettiği bildirildi. Bu gelişme, sahadaki güvenlik risklerinin sivil yardım personeline kadar ulaştığını gösteren son örneklerden biri oldu.
Başsavcılıktan yargılama ve idam açıklaması
Olayların seyri hakkında değerlendirmelerde bulunan İran İçişleri Bakanlığı, ayaklanmaların kademeli bir şekilde kontrol altına alındığını ve durumun yatışmaya başladığını savundu. Ancak devletin yargı kanadından gelen açıklamalar çok daha sert bir tonda oldu. İran Başsavcılığı, protesto ve şiddet olaylarına aktif olarak katılan göstericilerin ağır suçlarla yargılanacağını ve bu kişilerin idam cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini kamuoyuna ilan etti.
İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Muhammed Bager Galibaf ise konunun uluslararası boyutuna değinerek dış dünyadan gelen tehditlere cevap verdi. ABD Başkanı Donald Trump’ın askeri müdahale imalarına yönelik konuşan Galibaf, herhangi bir yanlış hesabın ağır sonuçları olacağını ifade etti. Meclis Başkanı, İran topraklarına yönelik bir saldırı gerçekleşmesi durumunda bölgedeki tüm ABD üslerinin, gemilerinin ve İsrail’in meşru hedef olarak görüleceğini açıkça belirtti.
Ülke genelinde tansiyonun yüksek seyrettiği bu süreçte, hem iç güvenlik birimlerinin operasyonları hem de yargı makamlarının uyarıları dikkatle takip ediliyor. Ekonomik taleplerle sokağa çıkan kitlelerin bir kısmının hükümet karşıtı sloganlarla eylemlerini sürdürdüğü, güvenlik güçlerinin ise stratejik noktalarda kontrolü sağlamaya çalıştığı öğrenildi.





