Bilecik’te ev yapımı yeşil nane pekmezi: 200 TL, 4 kente kargo

Bilecik’te bir bahçeden yükselen taze bitki kokusu, bir kadın girişimcinin azmini anlatıyor. Melahat Korkmaz, evinin arkasındaki küçük alanda yetiştirdiği taze yaprakları şurup kıvamına getirip yeşil renkli bir lezzete dönüştürüyor. Ürün, hem hikayesiyle hem de rengiyle merak uyandırıyor.
Korkmaz, astım şikayetleri nedeniyle bir süre çay gibi demleyip tükettiği bu bitkiyi uzun süre bozulmadan saklamak için çözüm aradı. 1 dönümlük bahçesinin 50 metrekarelik bölümünü bu işe ayırdı; ilçedeki kadınların desteğiyle mutfakta düzenli bir üretim ritmi yakaladı. Ev ekonomisine katkı çabası, mahalle yaşamının sıcaklığıyla birleşiyor.
Ev yapımı yeşil tat: sosyal medyadan sipariş
Korkmaz, oranı net: ham madde, su ve şeker ölçüsünü 1–1–1 şeklinde kurup kaynatıyor; 1 kilogramlık malzemeden yaklaşık yarım kilo ürün çıkıyor. Böylece damakta ferah bir etki bırakan, şurup kıvamında bir tat elde ediliyor. Mutfağın temposuna sabır eşlik ediyor.
Bu yıl bahçesinden toplam 64 litre üretim aldı; hazırladığı karışımı 320 mililitrelik şişelere doldurup satışa hazır hale getirdi. “320 mililitrelik şişelere dolduruyorum” diyen Korkmaz, sosyal medya üzerinden ulaşan alıcılara kargo ile gönderim yapıyor. İstanbul, Bursa, Eskişehir ve Sakarya’dan talep geliyor; Bilecik’in ilçelerinden de sipariş veriliyor. Fiyat net: bir şişe 200 TL. Kısa sürede ulaşan paketler, evde emekle kurulan bir düzenin karşılığını veriyor.
Korkmaz, bu ürünü ilk olarak sağlığı için denemiş. Her sabah bir kaşık almayı sürdürüyor ve “Enerjim artıyor, nefesim açılıyor” diyor. Torunlarının “Babaanne pekmezi” diye anması, ev içindeki samimi bağın küçük bir işareti. Nefes açtığını söylemesi, mutfaktan gelen kokuyla birleşince daha inandırıcı bir sahne yaratıyor.
Üretimi artırma planı da hazır. Gelecek yıl ilçedeki kadınlarla birlikte daha geniş bir alana ekim yapmak istiyor; böylece siparişleri karşılamak kolaylaşacak. Ayrıca ekibin elinden farklı geleneksel tatlar da çıkıyor: kekik suyu, lavanta esansı, sirke, gül suyu, çam kozalağı karışımı ve buğday çiminden yapılan uğut tatlısı aynı tezgahı paylaşıyor. Dayanışma ve el emeği, küçük bir atölyenin nabzını tutuyor.





